İngiliz gazetesi The Telegraph, Eskişehir’in Beylikova ilçesinde yer alan dünyanın ikinci en büyük nadir toprak elementleri (NTE) rezervinin, ABD ve Çin arasındaki teknoloji ve savunma konusundaki gerilimin yeni bir odak noktası haline geldiğini aktardı. Yazar Yusuf Arslan, 16 Mayıs 2026 tarihinde bu gelişmeleri değerlendirdi.
Beylikova, nadir toprak elementleri pazarında stratejik bir merkez haline geldi. The Telegraph, Türkiye’nin bu avantajının, ABD ve Çin arasındaki yoğun rekabeti nasıl körüklediğini ön plana çıkardı. Resmi kaynaklar, bölgede yaklaşık 694 milyon ton cevher bulunduğunu duyurmasıyla, bu kritik elementlere olan ilginin arttığına dikkat çekildi.
Çin’in Küresel Egemenliği Batı’yı Endişelendiriyor
Dünya genelinde savunma sistemleri, akıllı füzeler, radarlar ve yapay zeka altyapıları için gerekli olan nadir toprak elementlerinin büyük bir bölümünü kontrol eden Çin, bu alanda tartışmasız bir lider konumundadır. İngiliz düşünce kuruluşu Royal United Services Institute (RUSI) uzmanlarından Dan Marks, Çin’in devre dışı bırakıldığında Batı’nın ileri teknoloji savaşını sürdürebilmesinin neredeyse imkansız olacağına dikkat çekti.
ABD, bu bağımlılığı azaltmak için stratejik adımlar atma çabasında. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin ekonomik güvenliği için tedarik zincirlerinin kontrolünü başkalarına bırakmaması gerektiğini vurguladı. Eski Başkan Donald Trump döneminde, kritik mineralleri kapsayan özel bir ticaret bloğu oluşturma çabaları ve “Project Vault” adı verilen bir stratejik stoklama mekanizması üzerinde çalışmalar gerçekleştirildi. Bu bağlamda, Beylikova’daki madenin işlenmesi için Türkiye ile yapılacak olası bir işbirliği, Trump’ın Çin’e karşı uyguladığı stratejinin önemli bir parçasını oluşturabilir.
Çin, geçmişte nadir toprak elementlerini diplomatik bir koz olarak kullanmaktan kaçınmamıştır. Örneğin, Trump döneminde uygulanan gümrük tarifelerine karşılık olarak, Pekin otomotiv sektöründeki firmalara ihracat kısıtlamaları getirmiştir. Ayrıca, 2010 yılında Japonya ile yaşanan bir kriz sırasında, piyasalarda fiyatlar bir gecede on kat artmıştır. Nadir toprak elementleri uzmanı Sait Uysal, Çin’in teknoloji ve bilgi birikimi açısından en gelişmiş kapasiteye sahip olduğunu belirterek, bunun oluşturduğu tehlikeye dikkat çekti.
Pekin’in, Beylikova’daki cevherin Çin’de işlenmesi fikrine sıcak baktığı belirtiliyor. Amaçlarının, Türkiye’yi kendi değer zincirlerine entegre ederek, diğer ortaklarla gelişmesini engellemek olabileceği ifade ediliyor.
The Telegraph, Beylikova’daki yerel halkın ve esnafın görüşlerini de inceledi. Bölge sakinleri, yatırımlara sıcak bakarken, doğrudan “Çin mandası” veya kontrolüne karşı olduklarını vurguluyor. Doğal kaynakların ham madde olarak doğrudan satılmaması gerektiğini savunan yöneticiler ve esnaf, Çin teknolojisinin Türkiye’ye transfer edilmesini beklerken, üretimin yerli kalmasını istiyor. Ayrıca, ABD ile ortaklık seçeneğine de temkinli yaklaşan bölge halkı, en güvenli yolun yerli işleme kapasitesinin artırılması olduğuna inanıyor.
Haber, nadir toprak elementi rafinerisi kurmanın sadece yüksek maliyetli bir iş değil, aynı zamanda ciddi çevresel riskler taşıyan bir süreç olduğunu da hatırlatıyor. Kimyasal ayrıştırma süreçlerinin çevresel etkileri, bu konuda atılacak adımların ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor.